Bedir Süleyman son üç yıldır, belirsizlik içinde yaşıyor. Büyükannesinin cenazesi bir toplu mezardan çıkarılmış olmasına rağmen, DNA kimlik tespiti yapılmayı beklediği için hâlâ Bağdat Adli Tıp Kurumu'nda bulunuyor.
Mali yetersizlikler ve idari gecikmeler nedeniyle cenaze şimdiye kadar ailesine teslim edilemedi.
Bedir,"DNA sonuçlarını hâlâ bekliyoruz ki sonunda büyükannemin cenazesini teslim alabilelim" dedi.
"Hiçbir gerçek ilerleme kaydedilmedi. Her gün belirsizlik içinde yaşıyoruz. Kız kardeşlerimden biri hâlâ kayıp, akrabalarımızın cenazeleri ise hâlâ Bağdat'ta bekliyor." Bu sözlerin sahibi Bedir Süleyman, IŞİD'in 2014 yılında en büyük katliamlarından birini gerçekleştirdiği Ezidilerin sahip olduğu Koço Köyündendir.
Büyükannesi, IŞİD militanları tarafından kaçırılan Ezidi kadınlar arasındaydı. Cenazesi, 2023 yılında Ninova Vilayeti'nde, Şengal'in doğusundaki Solağ bölgesindeki bir toplu mezarda bulundu.
IŞİD'in Ağustos 2014'te Şengal ve çevre köylere saldırması sonucu 1.293 Ezidi öldürüldü, 6 binden fazla kişi kaçırıldı. Kaçırılanlardan 2.500'den fazlası hâlâ kayıp ve akıbetleri bilinmiyor.
Bedir'in yaşadıkları, cenazeleri kimlik tespiti bekleyen 479 Ezidi ailenin ortak dramını yansıtıyor. Çünkü Irak hükümeti, adli tıp incelemelerini finanse etmek amacıyla daha önce tahsis edilen 4 milyar Irak dinarını (yaklaşık 2,6 milyon ABD doları) henüz serbest bırakmadı.
Birçok Ezidi aile, bu uzun gecikmeyi yıllardır yaşadıkları acılara eklenen yeni bir adaletsizlik olarak görüyor. Ailelere göre fonların serbest bırakılmaması, devletin Ezidi toplumunun ihtiyaçlarına yeterince önem vermediğini gösteriyor.
Bedir şöyle konuştu:
"Ayrımcılık var. Başka kurbanların kimliklerinin tespit edilmesi için kaynak bulunduğunu duyuyoruz ama bizim için bulunmuyor. Bu da hayal kırıklığımızı daha da artırıyor."
Ninova -Kimliği belirlenen bazı Ezidi kurbanların cenazeleri Şengal'in Koço köyüne getirilerek defnediliyor. Fotoğraf: Petrikor Örgütü
Şengal genelinde 80'den fazla toplu mezar ve onlarca bireysel mezar tespit edildi. İlk kazı çalışması 15 Mart 2019'da Koço'da başladı.
O tarihten bu yana adli tıp ekipleri 776 kurbanın cenazesini çıkararak kimlik tespiti için Bağdat'a gönderdi.
Şimdiye kadar 297 kurbanın kimliği tespit edildi, 479 cenaze ise hâlâ adli tıp incelemesinin tamamlanmasını ve ailelerine teslim edilmeyi bekliyor.
Şengal'deki Petrichor İnsan Hakları Örgütü Başkanı Hayri Ali, uluslararası kuruluşların Irak adli tıp kurumlarına mali ve teknik destek sağlamaya devam ettiğini söyledi. Buna rağmen kimlik tespit sürecinin çok yavaş ilerlediğini belirtti.
Ali şöyle dedi:
"Kuruluşlar desteğini sürdürmesine rağmen şimdiye kadar yalnızca 77 toplu mezarın kazısı tamamlandı. Buna karşılık açılması gereken 22 toplu mezar daha bulunuyor. Sürecin her aşamasında ciddi eksiklikler var."
Kimliği belirlenen son kurban grubu Ağustos 2025'te Şengal'e getirilerek yeniden toprağa verildi.
Bedir, daha önce babasının, erkek kardeşinin ve amcasının kimliği belirlenen cenazelerini 2020 yılında teslim almıştı. Şimdi büyükannesi ve diğer kayıp akrabalarının da aynı onurlu şekilde defnedilmesini umut ediyor.
Bedir, "Bize kimse yardım etmiyor. Allah'tan başka kimsemiz yok" sözlerini kullandı.
Yetkililer, gecikmelerin temel nedeninin hükümet tarafından sağlanan finansmanın durdurulması olduğunu belirtirken, bunun yanında teknik sorunların da bulunduğunu kabul ediyor.
Irak Parlamentosu'nda Ezidi toplumunu temsil eden milletvekili Halid Sido, gecikmelerin etnik ya da dini ayrımcılıktan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.
Sido şöyle konuştu:
"Herkes aynı durumla karşı karşıya."
Speicher Katliamı kurbanlarının ve diğer dosyalardaki cenazelerin kimlik tespit çalışmalarının da aynı şekilde durduğunu söyledi.
Sido, hükümetin daha önce adli tıp kurumuna her yıl 4 milyar Irak dinarı tahsis ettiğini ancak bu kaynağın bir yılı aşkın süredir serbest bırakılmadığını ifade etti.
Sido, "Fonların durdurulması gecikmenin en önemli nedenlerinden biri."
Ayrıca bazı kurban yakınlarından yeterli DNA örneği alınamaması ve adli tıp cihazlarında yaşanan teknik sorunların da süreci yavaşlattığını belirtti.
Ninova - Bir Ezidi kadın, IŞİD tarafından katledilen iki aile ferdinin fotoğraflarını taşıyor. Fotoğraf: Nadia Murad'ın Facebook hesabı
Hayri Ali ise bu açıklamaya katılmıyor ve DNA örneklerinin zaten eksiksiz toplandığını savunuyor.
Ali şunları söyledi:
"Aileler kendilerinden istenen tüm işlemleri yerine getirdi. Bazıları hatta iki kez DNA örneği verdi. Kayıtlar incelendi ve kan örneklerinde herhangi bir eksiklik bulunmuyor."
Duygusal acının ötesinde, yaşanan gecikmeler Ezidi ailelere ciddi bir ekonomik yük de getiriyor. Ailelerin büyük bölümü hâlâ yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı kamplarda veya savaşın harap ettiği bölgelerde yaşamını sürdürüyor.
Kimlik tespit işlemlerini takip edebilmek için Bağdat'a tekrar tekrar gitmek, zaten ekonomik sıkıntılar yaşayan aileler için giderek daha zor hâle geliyor.
Sido, sorunun çözülmesi için hükümet nezdindeki girişimlerini sürdüreceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Adli tıp kurumuna her yıl ayrılan bütçenin yeniden tahsis edilmesi ve kurbanların kimlik tespitlerinin tamamlanarak cenazelerinin ailelerine teslim edilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."