Her iki uygulama da zulüm ve çiftçilere karşı yapılıyor

Kerkük’te çiftçiler iki ateş arasında: Tahıllar alınmıyor, ürünler yollarda bekletiliyor

Kerkük / 8 Haziran 2026: Bir çiftçi, valilik binası önündeki gösteride “Bu zulmü reddediyoruz” sloganının yazılı olduğu bir pankartı kaldırıyor. Fotoğraf: KerkükNow

KirkukNow

Kerkük çiftçilerinin öfkesi, emekleri ve alın terleri karşılığında yapılan uygulamaya karşı sokaklarda doruğa ulaşıyor. Bu öfke, Irak ekonomisinin temel taşlarından biri olarak kabul edilen bir vilayette ortaya çıkıyor.

Kerkük’te son iki hafta içerisinde, çiftçilerin bir dizi protesto ve gösterisine sahne oldu. Çiftçiler, 8 Haziran Pazar günü Kerkük Valilik binasının önünü hükümet yetkilileri ve Kerkük temsilcilerine karşı kapattı ve yüksek sesle, “Bu zulmü kabul etmiyoruz ve (protesto gösterilerinde) devam edeceğiz” diye haykırdı.

Protestoların temel nedeni, Irak hükümetinin Kerkük’te yaklaşık 400 bin dönümlük ekili arazide üretilen tahılı sabit fiyat üzerinden satın almaya hazır olmaması. Sabit fiyat ton başına 700 bin dinar olarak belirlenmiş durumda. Ancak söz konusu arazilerin tarım planının dışında ekildiği ve bu arazilerde buğday ve arpa üretildiği gerekçesiyle hükümet çiftçilere ton başına yalnızca 500 bin dinar ödemek istiyor.

Çiftçilerin öfkesinin bir diğer nedeni ise tarımsal ürünlerinin kontrol amacıyla kontrol noktalarında saatlerce bekletilmesi. Bu durum, özellikle sebze ve meyve gibi ürünlerin satış için pazarlara ulaştırılmadan önce bozulmasına ve artık satışa elverişli olmamasına yol açıyor.

Sergaran Nahiyesi çiftçilerinin temsilcisi Muhammed Emin, KerkükNow’a yaptığı açıklamada, “Her iki uygulama da çiftçilerin bir bölümüne karşı yapılan bir zulümdür. Kürt ve Türkmen çiftçiler bu zararın aslan payını çekiyor” dedi.

Her iki uygulama da zulüm ve çiftçilere karşı yapılıyor

Aynı zamanda gösterilerin organizatörlerinden biri olan Muhammed, “Geçen yıla kıyasla her ton tahıl için ödenen miktar 150 bin dinar azaltıldı; 850 bin dinardan 750 bin dinara düşürüldü. Ancak bir başka zulüm de tarım planının dışında üretilen tahıllar için çiftçilere yalnızca 500 bin dinar ödenmesidir” diye konuştu.

Çiftçilerin tahminlerine göre bir ton tahıl üretmenin maliyeti yaklaşık 400 bin dinar. Göstericiler arasındaki bir çiftçi, “Bize yalnızca yorgunluğumuz kalıyor” dedi.

Kerkük Tarım Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Mehdi Zeynelabidin daha önce KerkükNow’a yaptığı açıklamada, “Irak Tarım Bakanlığı’nın tarım planının kapsamına alınmayan tarımsal ürünlerle ilgili uygulama kararlarına bağlı kaldık. Ancak bu yıl, geçen yıla kıyasla daha az arazi tarım planının kapsamına alındı” dedi.

Kerkük’teki bazı çiftçiler, sorunun Kerkük’teki tarım arazilerinin mülkiyetinin çözüme kavuşturulmamasıyla veya Kürt ve Türkmenlerin hedef alınmasıyla bağlantılı olabileceğini savunuyor.

Ancak Mehdi Zeynelabidin, “Bu durum daha çok Tarım Bakanlığı’nın yeraltı su kaynaklarını korumaya yönelik planıyla bağlantılıdır... Amaç yeraltı sularına zarar verilmemesi ve bu kaynakların doğru şekilde yönetilmesidir” dedi. Zeynelabidin ayrıca hükümetin tahıla olan ihtiyacına ve ürünleri satın alma ve depolama kapasitesine de dikkat çekti.

Kerkük, yıllık tahıl üretimi bakımından Irak’ın önde gelen vilayetleri arasında yer alıyor. Ancak bu yıl çiftçilerin üretiminin ne kadar olacağı henüz net değil.

Kerkük Tarım Müdürlüğü Müdür Yardımcısı, tarım planına dahil edilen arazilere bakıldığında bu yılki üretimin geçen yıldan daha fazla olmasının beklenmediğini söyledi. Bu durum, yağışların geçen yılın iki katı olmasına rağmen böyle. “Ancak tarım planının dışında kalan arazilerden elde edilen üretim, toplam üretimi geçen yılki seviyeye ulaştırabilir” dedi.

Kerkük yerel yönetimi, tarım planına dahil edilen araziler konusunda çiftçilere birkaç kez açıklama yaptı. Ancak bu açıklamalar, tahıl üreticilerinin protestolarını sona erdirmedi.

Muhammed Emin, “Bizim için soru şu: Tarım planının dışında bırakılan arazilerin çoğu neden Kürt ve Türkmenlerin arazileri? ... Bu, Irak hükümetinin ihmalkârlığıdır” dedi.

Emin ayrıca, “Şu anda iki talebimiz var. Birincisi, geçen yıl olduğu gibi tahılı çiftçilerden ton başına 850 bin dinar karşılığında satın alsınlar. İkincisi ise tarım planının dışında kalan arazilerde üretilen ürünlerin sorununu çözsünler” diye konuştu.

Tarım planının dışında bırakılan arazilerin çoğu neden Kürt ve Türkmenlere ait?

Kerkük İl Meclisi üyesi Ahmed Kerkuki, göstericilerin arasında yaptığı açıklamada, “Kürt ve Türkmen çiftçilerin karşı karşıya kaldığı bu zulüm kabul edilemez. Ancak bu konu Kerkük İl Meclisi’nin yetki ve kapasitesi dahilinde değil. Parlamentonun kendi rolünü yerine getirmesi ve bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

Haziran ayının 1’inde Kerkük siloları çiftçilerin tahıl ürünlerini kabul etmeye başladı. Bu yıl 16 yeni depo inşa edildi.

Kerkük Silosu Müdürü Hasan Hamdi’nin açıklamasına göre yalnızca bu yeni depoların 150 bin ton tahıl kabul etme kapasitesi bulunuyor.

Kerkük İl Meclisi Tarım ve Sulama Komisyonu üyesi Rakan Said, siloların çiftçilerin ürünlerini kabul etmeye başladığı gün yaptığı açıklamada, hükümetten çiftçilerin mali alacaklarını zamanında ödemesini istedi.

Rakan Said, “Bu bir adaletsizliktir; 2025 yılına ait mali alacaklar hâlâ alınmadı ve şimdi çiftçiler 2026 yılı ürünlerini hükümete teslim ediyor” dedi.

 

Ayrıca, “Tarım arazileri ve çiftçilerin hakları konusunda alınan kararlar mevcut Tarım Bakanlığı’nın değil, önceki Bakanlar Kurulu’nun kararlarıdır. Yeni hükümetin bu kararlara geri dönmesi gerekiyor” diye konuştu.

Yeni hükümetin bu kararlara geri dönmesi gerekiyor

Ahmed Kerkuki, “Hatanın ne olduğu ve çiftçinin hangi milletten olduğu önemli değil; adam zaten zarar etmiş durumda. Şimdi ürününü ne tarım planı kapsamında kabul ediyorlar ne de kontrol noktalarından Kerkük’e girmesine izin veriyorlar. Biz çiftçilerin yanında duruyoruz ve bunu kabul etmiyoruz” dedi.

KerkükNow’un sayfasında bir vatandaş, Ahmed Kerkuki’nin çiftçilerin sorunlarıyla ilgili açıklamasına yanıt olarak, “Size yapılanın kabul edilemez olduğunu söylüyorsunuz; peki görelim, siz ne yapabilirsiniz?” diye yazdı.

Çiftçilerin ürünlerini şehre ulaştırmak amacıyla Kerkük’ün kontrol noktalarında engellerle karşılaşması, bu kesimin önündeki bir başka sorun. Bu engellerin kaldırılması, çiftçilerin son günlerde düzenlediği gösterilerdeki taleplerinden biri oldu.

Kerkük’ün Topzawa köyünden çiftçi Abdullah Muhammed Davud, “Aynı vilayette bulunup da ürününü şehre getirmenize izin verilmemesi akıl alır gibi değil. Bu, bizzat vilayetin kendi yerel üretimidir. Geçimimizi bunun üzerinden sağlıyoruz. Bu nasıl bir vicdandır?” dedi.

Aynı vilayette bulunup da ürününü şehre getirmenize izin verilmemesi akıl alır gibi değil

Bu konuda özellikle Kürt çiftçiler daha fazla zarar gördü. Çünkü Irak hükümetinin Tarım Müdürlüğü ve kontrol noktalarına gönderdiği bir karar uyarınca, Kürdistan Bölgesi vilayetlerinde üretilen tarımsal ürünlerin Irak hükümetine bağlı kontrol noktalarından geçirilerek Kerkük’e ve Irak’ın merkezi ve güney vilayetlerine gönderilmesine izin verilmiyor.

Şivan Nahiyesi Müdürü Hevraz Şivani, KerkükNow’a yaptığı açıklamada, “Kontrol noktaları şu anda bu yazıyı uyguluyor. Bu da çiftçilerin ürünlerinin kontrol noktalarında birkaç saat boyunca tutulmasına ve denetlenmesine neden oluyor” dedi.

Çiftçilerin açıklamalarına göre bu durum, özellikle sebze ve meyve gibi ürünlerin bu süre içerisinde bozulmasına ve pazarlara ulaşamamasına neden oluyor. Ayrıca Kerkük’ün Tarım Müdürlüğü ve tarım şubelerinden alınmış resmi yazıları bulunmadığı takdirde ürünlerin geçişine izin verilmiyor.

Hevraz Şivani, “Bazı tarımsal ürünler kontrol noktalarında birkaç saat bekletilmeye dayanamaz” dedi.

Irak Parlamentosu’nda Kerkük’ü temsil eden milletvekillerinden Mazen Garip de kontrol noktaları ve bu noktaları yöneten Irak ordusunun uygulamalarına tepki gösterdi.

Mazen Garip, “Ordu bu konulara müdahale etmemeli ve insanların önünü kesmemeli. Çünkü söz konusu tahıl ve ürünler zaten bu vilayette üretilmiştir” dedi.

Mazen, göstericilerin arasında Kerkük valisini de eleştirdi ve “Vali, güvenlik ve idari açıdan birinci kişidir. Sorun, yetkisinin olmamasıdır” diye konuştu.

Vali, güvenlik ve idari açıdan birinci kişidir; ancak sorun yetkisinin olmamasıdır

Ancak KerkükNow’un hesabında bir vatandaş, Mazen Garip’in açıklamasına yaptığı yorumda, “Sözlerinize saygı duyuyorum, ancak bu sorun önceki vali döneminde bu hale geldi. O zaman sizin için hiçbir şey yapmadınız ve bir tutumunuz olmadı” diye yazdı.

Mazen Garip ayrıca, “Bu şehir bu durumun yükünü kaldıramaz. Ordunun görevi sınırları ve vilayetlerin güvenliğini korumaktır; kontrol noktaları ve gümrük kapılarıyla ilgilenmek değildir” uyarısında bulundu.

Bu amaçla 8 Haziran Pazar günü Kerkük milletvekillerinden ve İl Meclisi üyelerinden bir grup, Kerkük Ortak Operasyonlar Komutanı’nı ziyaret etti.

Ancak bu ziyaretten önce Ahmed Kerkuki, kontrol noktalarını “çiftçilerden rüşvet almakla ve şoförlerden ve çiftçilerden haraç toplamakla” suçladı. Ayrıca, “Kontrol noktaları konusunda çok sayıda gözlemimiz var” dedi.

Bunun ardından Irak Sınır Kapıları Kurumu Başkanı Korgeneral Ömer Vaili, Erbil yolu üzerindeki Dareman kontrol noktası ile Süleymaniye yolu üzerindeki Çimen kontrol noktasını ziyaret etti ve ticari hareketliliğin kolaylaştırılması gerektiğini vurguladı.

Vaili, her iki kontrol noktasındaki ilgili tüm taraflara, ticari hareketliliğin kolaylaştırılması amacıyla hükümetin talimatlarına bağlı kalmaları emrini verdi.

Ayrıca “işlemlerin kolaylaştırılması, prosedürlerin hızlandırılması ve bürokrasinin azaltılması; böylece vilayetler arasındaki geçiş ve hareketliliğin kolaylaştırılması” yönündeki hükümet talimatlarının uygulanmasını istedi.

 

  • FB
  • Instagram
  • Twitter
  • YT