Irak Federal Hükümeti, Türkiye’den askeri güçlerini geri çekme taahhüdü aldığını ve Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) mensuplarının devlet bünyesindeki askeri ve güvenlik kurumlarına entegre edilmesi sürecini yürüttüğünü açıkladı. Bağdat, Şengal ilçesindeki güvenlik sorununu bir ay içinde çözmeyi hedefliyor. Ancak Kürdistan Bölgesi Hükümeti bu adımlardan endişeli; mevcut uygulamaların bazı ihlallere yol açtığını savunuyor ve altı yıl önce imzalanan Şengal Anlaşması'na geri dönülmesini istiyor.
Ninova'nın batısında bulunan Şengal ilçesi konusunda Irak Federal Hükümeti ile Kürdistan Bölgesi Hükümeti arasındaki görüş ayrılıkları, bugün, 13 Ekim günü Erbil'de düzenlenen Meri Diyalog Forumu'nda gündeme geldi. Panelde Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım Abudi ile Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanı Reber Ahmed konuştu.
Güvenlik anlaşması ve YBŞ mensuplarının entegrasyonu
Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım Abudi, federal hükümetin PKK'ye yakın Ezidi silahlı gruplarla, Şengal Dağı'ndan çekilmeleri ve silahlarını teslim etmeleri karşılığında güçlerinin resmî olarak devletin askeri ve güvenlik kurumlarına entegre edilmesini öngören kesin bir anlaşmaya vardığını açıkladı.
Abudi, sürecin başladığını ve şu ana kadar yaklaşık 1.500 savaşçının Irak güçlerine entegre edildiğini söyledi. Anlaşma kapsamında 1.500 savaşçının daha entegre edilmesi için de hazırlıkların sürdüğünü belirten Abudi, ayrıca 500 Ezidi kadın savaşçının toplum polisi bünyesinde görevlendirileceğini ifade etti.
KirkukNow daha önce yaptığı bir takip haberinde, YBŞ'nin Şengal'de silah bırakmayı, güçlerini federal hükümete bağlı güvenlik güçlerine entegre ederek kabul ettiğini bildirmişti. YBŞ, Şengal'in IŞİD olarak bilinen “Irak ve Şam İslam Devleti” örgütünün elinden geri alınması sürecinde, 2015 yılında bölge halkı tarafından oluşturuldu.
Şengal yakınlarında YBŞ güçleri. Fotoğraf: YBŞ Basın
Abudi, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın resmî güvenlik kurumlarının dışında bağımsız veya özel isim taşıyan herhangi bir askerî oluşum ya da birlik kurulmasını kesin olarak reddettiğini söyledi.
Abudi'ye göre hükümetin amacı, Şengal halkının güvenlik endişelerini gidermek ve 2014'te yaşanan olayların yeniden tekrarlanmasını önlemek. Bunun için askeri çatışma seçeneğinden uzak, barışçıl bir çözüm hedefleniyor.
Ulusal Güvenlik Danışmanı, “Şengal dosyası konusunda iyimserim. Bir ay içinde bu ilçedeki sorunlar çözülecek” dedi.
Abudi ayrıca gelecekte Şengal'de ordunun, federal polisin veya Haşdi Şabi'nin başka birliklerinin kalmayacağını ve ilçenin halkı tarafından yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Yıllardır silah bırakmayı kırmızı çizgi olarak gören YBŞ'nin tutumundaki bu değişiklik, bölgesel gelişmeler ve güvenlik alanındaki karmaşık dengelerle bağlantılı. Bunlar arasında ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon'un Irak'taki görevlerinin sona ermesi, Türkiye'nin baskıları ve Suriye'deki gelişmelerin etkileri bulunuyor.
Abudi, Şengal sorununun bölgesel boyutuna da değindi. Türkiye'nin ilçedeki YBŞ varlığından duyduğu endişeyi gizlemediğini belirten Abudi, yapılan görüşmeler sonucunda Ankara'nın bu endişelerinin giderildiğini ve Türkiye'nin Ninova'daki Başika üssünden kademeli olarak çekilmesine ikna edildiğini söyledi.
Türkiye, geçmiş yıllarda PKK'ye yakın silahlı grupların varlığını gerekçe göstererek Şengal'in çeşitli bölgelerine birçok kez hava saldırısı düzenlemiş ve birden fazla kez kara operasyonu tehdidinde bulunmuştu. Ankara, bugün ise PKK'nin silah bırakmasına yönelik yürütülen barış sürecinde, Irak ve Suriye'deki bu grupların da benzer bir adım atmasını sağlamaya çalışıyor.
Erbil'in gözü 2020 anlaşmasında
Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanı Reber Ahmed'in Meri Diyalog Forumu'ndaki açıklamaları ise Iraklı yetkilinin görüşlerinden oldukça farklıydı.
Ahmed, federal hükümetin Şengal'de attığı mevcut adımları eleştirdi ve Kürdistan Bölgesi adına bir kez daha altı yıl önce imzalanan Şengal Anlaşması'na dönülmesi çağrısında bulundu.
Irak Federal Hükümeti ile Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Şengal'in idari ve güvenlik sorunlarını çözmek amacıyla 2020 yılında Şengal Anlaşması'nı imzalamıştı. Anlaşmada kaymakam atanması ve PKK'ye yakın güçlerin bölgeden çıkarılması gibi maddeler bulunuyordu. Ancak anlaşma uygulanmadı ve bugün Şengal'de yaklaşık sekiz farklı silahlı güç bulunuyor.
“Türkiye'nin Şengal Dağı ve bölgedeki gruplar konusunda güvenlik endişeleri vardı.”
Ahmed, Şengal'de çözüm amacıyla atılacak herhangi bir adımın önceki anlaşmanın maddelerine saygı gösterilmeden hayata geçirilmesi halinde bunun eksik bir çözüm olacağını ve sorunun temel unsurlarını göz ardı edeceğini söyledi.
YBŞ, Şengal'in kontrolünün yeniden ele geçirilmesinde rol oynadı. İlçe, Ağustos 2014'te IŞİD'in eline geçmiş ve binlerce Ezidi, öldürülme, kaçırılma ve yerinden edilme ile karşı karşıya kalmıştı.
İçişleri Bakanı, Şengal sorununun çözümü için atılan mevcut adımları, “devlet kararının Şengal Dağı'ndaki silahlı grupların çıkarları doğrultusunda daraltılması” olarak nitelendirdi. Ahmed, bu grupların ve mevcut adımların daha önce imzalanan anlaşmanın uygulanmasının önünde engel oluşturduğunu savundu.
“Maalesef federal hükümet tarafından Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile koordinasyon sağlanmadan atılmış bir adım var” diyen Ahmed, bunu 2020 anlaşmasının ihlali olarak değerlendirdi.
Ahmed, federal hükümetten anlaşmanın Kürdistan Bölgesi ile koordinasyon içinde, herhangi bir partiyle değil, hükümetler arasında uygulanmasına geri dönmesini istedi.
Şengal, Ninova'nın diğer bazı bölgeleri gibi 2014 ile 2017'nin sonları arasında savaş ve silahlı çatışmalarla karşı karşıya kaldı. Bu çatışmalar ilçenin altyapısının büyük ölçüde tahrip olmasına yol açtı. Buna rağmen binlerce aile, bölgede tam anlamıyla istikrar sağlanamaması ve hizmet projelerinin yetersizliği nedeniyle hâlâ yerinden edilmiş durumda yaşıyor.
Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanı ayrıca, Haşdi Şabi ve PKK'nin 2017 yılında Şengal'e yönelmesinin ardından bölgede yaşanan demografik ve dini değişimlere karşı da uyarıda bulundu.
Kaymakamlık düğümü
Şengal'deki sorun yalnızca silah bırakma ve bölgesel müdahalelerle sınırlı değil. Kaymakamlık makamı üzerindeki anlaşmazlık da ilçenin idari yönetiminin yıllardır tıkanmasının başlıca nedenlerinden biri.
Kaymakamlık dosyası, son dönemde federal hükümet ile YBŞ ve diğer silahlı gruplar arasında yürütülen görüşmelerde de ele alındı. Hatta ilçeye askerî bir yönetici atanması önerildi. Ancak dosya hâlâ sonuçlandırılmış değil.
Şengal Kadın Birlikleri'ne bağlı güçler. Fotoğraf: YBŞ
Ulusal Güvenlik Danışmanı Abudi, askerî yönetici atanması önerisinin Başbakan'la koordinasyonun ardından reddedildiğini söyledi. Bunun yerine Ninova İl Meclisi'ne belirli bir süre içinde, siyasi çekişmelerden uzak, sivil ve bağımsız bir kaymakam atama yetkisi verildiğini belirtti.
Abudi, “Şengal kaymakamının seçilmesi konusunda bir düğümümüz var” dedi.
Kaymakamın atanması sürecinin siyasi müdahaleler ve parti koşulları nedeniyle tıkandığını savunan Abudi, Kürdistan Bölgesi'nden bu konuda yardımcı olmasını ve kaymakamın atanabilmesi için destek vermesini istedi.
Şengal'de iki ayrı idari yapı bulunuyor. Bunlardan biri eski yönetim ve resmî mührüyle Duhok'ta faaliyet göstermeye devam ediyor. Bu yönetim, 16 Ekim 2017 olaylarının ardından Peşmerge'nin Şengal'den çekilmesi ve bölgenin Haşdi Şabi tarafından devralınması sonrasında ilçeden ayrılmıştı.
Diğer idari yapı ise Şengal'de bulunuyor ancak fiilî yetkiye sahip değil. Bu durum vatandaşların resmî işlemlerini yürütmesinde sorunlara yol açıyor.
Ninova İl Meclisi iki yıl önce bir kaymakam seçmiş olsa da Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) bu atamayı kabul etmiyor. KDP, IŞİD saldırısından önce Şengal'de uzun süre etkili olan siyasi güçtü.
Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanı'na göre kaymakam seçimi, yasal ve idari çerçevelere ve daha önce onaylanan anlaşmalara uygun biçimde yapılmalı; herhangi bir tarafın tek başına hareket etmesine veya parti iradesine tabi olunmasına izin verilmemeli.
Reber Ahmed, önceki anlaşmalara göre kaymakamlık için adayın Kürdistan Bölgesi tarafından gösterilmesi ve federal hükümet tarafından onaylanması gerektiğini belirtti.
“Biz üç kez adayımızı belirledik ve federal hükümet de onay verdi. Ancak bir silahlı grup bunu engelledi” dedi.
Ahmed, bu durumun Ninova İl Meclisi'nin henüz yeni oluşturulmadığı ve kaymakam atama yetkisinin başka mercilerde bulunduğu dönemde yaşandığını söyledi.
Ahmed ayrıca Şengal'de İran ve Türkiye kaynaklı bölgesel müdahalelerin bulunduğunu ve bunların sorunların derinleşmesinde etkili olduğunu gizlemedi. Kaymakamlık dosyasında siyasi partilerin ve silahlı grupların rolünü eleştiren Ahmed, bu konunun Bağdat ve Erbil hükümetleri ile Ninova yerel yönetiminin sorumluluğunda olduğunu vurguladı.
Kürdistan Bölgesi'nin ilçedeki sorunların çözümü konusunda işbirliği ve koordinasyona, yeni bir kaymakamın atanması da dahil olmak üzere, hazır olduğunu ifade etti.