Kerkük yerel yönetimi, kamu hizmeti projelerine ayrılan devlet ödeneklerinin ödenmemesi nedeniyle yüzlerce projenin durmasının ardından müteahhitlerin ve vatandaşların artan tepkisiyle karşı karşıya kaldı. Bir dönem yönetimin başarılarının vitrini olarak gösterilen projeler, bugün mali planlama ve hesap verebilirlik konusunda soru işaretleri yaratan bir memnuniyetsizlik kaynağına dönüştü.
Ağustos 2024'te göreve gelen yönetim, onaylanmış bir bütçeye ya da Irak Federal Hükümetinin gerekli finansmanı sağlayacağına ilişkin herhangi bir güvenceye sahip olmamasına rağmen yerel müteahhitlerle yüzlerce sözleşme imzaladı.
Müteahhit Sami Lehibi, "Kerkük yönetimi, bütçesi olmadan bu sözleşmeleri nasıl imzaladığını açıklamak zorundadır.Mali alacaklarımızı tahsil edemediğimiz için beş projedeki çalışmaları durdurdum" dedi.
Irak Müteahhitler Birliği'ne göre, petrol zengini ve çok etnili Kerkük vilayetinde yaklaşık 400 proje, yerel yönetimin müteahhitlere ödeme yapamayacağını açıklamasının ardından durduruldu.
Lehibi, "Avans ödemeleri yapılmadığı ve harcadığımız parayı geri alacağımıza dair hiçbir güvence bulunmadığı için projelerimi durdurdum" ifadelerini kullandı.
Siyasi başarı olarak sunulan projeler
Söz konusu sözleşmelerin önemli bir bölümü, daha sonra vali yardımcısı olan eski Kerkük Valisi Rebwar Taha'nın görev yaptığı dönemde imzalandı.
2025 Irak Parlamento seçimleri kampanyası sırasında yerel yönetim, bu projeleri kamu hizmetlerinin iyileştirildiğinin kanıtı olarak öne çıkardı. Aynı anda çok sayıda projenin yürütülmesi, yerel yönetime duyulan güveni artırdı ve Taha'nın yaklaşık 95 bin oy alarak seçimlerin en yüksek oy alan adaylarından biri olmasına önemli katkı sağladığı değerlendirildi.
Ancak seçimlerin ardından müteahhitler, ödemelerde yaşanan gecikmeleri giderek daha yüksek sesle protesto etmeye başladı ve bunun sonucunda birçok proje tamamlanamadan durduruldu.
Petrol zengini, çok etnili ve 2,34 milyondan fazla nüfusa sahip Kerkük vilayeti, Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında tartışmalı bölgelerden biri olmayı sürdürüyor. Vilayetin nihai statüsü, normalleşme, nüfus sayımı ve halk oylaması süreçlerini öngören Irak Anayasası'nın 140. Maddesine bağlı bulunuyor.
Kerkük, Haziran 2026: Kentte durdurulan bir başka proje. KirkukNow
Müteahhitlere milyarlarca dinar borç
Irak Müteahhitler Birliği Kerkük Şubesi, hükümetin müteahhitlere, tamamlanmamış projelere yatırılmış yaklaşık 240 milyar Irak dinarı (yaklaşık 150 milyon ABD doları) borcu bulunduğunu tahmin ediyor.
Projelerin durması, yol ve köprüler de dahil olmak üzere büyük altyapı çalışmalarını etkileyerek vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırdı.
Her gün Bağdat Garajı projesi çevresinden geçen kamu çalışanı Safa Ali, "Bağdat Garajı çevresindeki yollar iki yıldır tamamlanmadı. Kışın çamurla mücadele ediyoruz, yazın ise trafik sıkışıklığı çekilmez hale geliyor" dedi.
Ali, yönetimin gerekli finansman sağlanmadan projelere başlamasını da eleştirerek şunları söyledi:
"Hükümet, bütçesi olmadan bu projeleri nasıl başlattığını açıklamalıdır. Bu yönetimin öncekilerden farkı nedir? Halk daha iyisini bekliyordu."
"Kabine üç toplumun da temsilcilerinden oluşuyordu. Mevcut durumun sorumluluğunu hep birlikte taşıyorlar."
Mevcut Kerkük yönetimi, vilayetin üç ana topluluğu olan Kürtler, Araplar ve Türkmenler arasında kamu hizmetlerini öncelik haline getirme sözüyle sağlanan uzlaşının ardından kuruldu.
Rebwar Taha, Ağustos 2024'ten 16 Nisan 2026'ya kadar valilik görevini yürüttü. Daha sonra görev Türkmen toplumunu temsilen Muhammed Seman'a devredildi.
Sözleşmelerin büyük bölümü Taha döneminde imzalanmış olsa da Safa Ali, sorumluluğun yalnızca tek bir kişiye ait olmadığını savundu.
"Kabine üç toplumun temsilcilerinden oluşuyordu. Mevcut durumun sorumluluğunu hep birlikte taşıyorlar." dedi.
Devlete ait Kuzey Petrol Şirketi (NOC), Kerkük'teki Avana, Bai Hassan, Kubbe Baba, Cambur ve Habaza olmak üzere beş büyük petrol sahasını işletiyor. Şirket, sözleşmeli personel de dahil yaklaşık 17 bin kişiyi istihdam ediyor. Araplar, Kürtler ve Türkmenler arasındaki personel dağılımı ise uzun yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Müteahhitlerden acil çözüm çağrısı
Geçen hafta müteahhitler düzenledikleri basın toplantısında, geciken ödemelerin yapılmasını talep ederek Kerkük yönetimini federal hükümet nezdinde gerekli finansmanın serbest bırakılması için girişimde bulunmaya çağırdı.
Lehibi ayrıca bazı projelere üst düzey yetkililerin etkisiyle ayrıcalıklı davranıldığını ve ihale sürecinde yolsuzluk bulunduğunu öne sürdü. Ancak bu iddialarını destekleyecek somut kanıt sunmadı.
Müteahhitler ayrıca Bağdat'ın birçok vilayete proje ödeneklerini aktardığını, ancak Kerkük'ün bu kapsam dışında bırakıldığını ileri sürdü.
Lehibi, "Diğer vilayetler ödeneklerini aldı, ancak Kerkük alamadı. Federal hükümet nezdinde bu konunun takip edilmesi yönetimin ve İl Meclisi'nin sorumluluğudur." dedi.
Müteahhitlerle İl Meclisi arasında yapılan çeşitli görüşmelere rağmen henüz bir çözüm sağlanamadı.
Kerkük, Haziran 2026: Bir yol projesinde çalışmalar. KirkukNow
İl Meclisi'nden açıklama
İl Meclisi Hizmetler Komitesi Başkanı Abdullah Mirwais, meclisin müteahhitlerin haklı taleplerini desteklediğini söyledi.
"Durdurulan tüm projelerin tamamlanmasını istiyoruz çünkü bunlar vatandaşlara hizmet açısından büyük önem taşıyor. Bu projelerin durmasının ulaşım ve kamu hizmetlerinde ciddi sorunlara yol açtığının farkındayız." dedi.
Mirwais, birçok müteahhidin artık ciddi mali sıkıntılar yaşadığını da belirterek, "Müteahhitlerin büyük bölümü ağır borç altında. Bazıları projelerini sürdürebilmek için kişisel mallarını bile satmak zorunda kaldı." ifadelerini kullandı.
KirkukNow'un görüşme talebine rağmen Kerkük Valiliği yetkilileri konu hakkında açıklama yapmadı.
16 sandalyeli Kerkük İl Meclisi'nde Araplar üç blok halinde toplam altı sandalyeye, Kürt partileri yedi sandalyeye (beşi Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), ikisi Kürdistan Demokrat Partisi (KDP)), Irak Türkmen Cephesi (ITC) iki sandalyeye sahip bulunuyor. Kalan bir sandalye ise Hristiyan toplumunu temsil eden Babil Hareketi'ne ait.
Ekonomik etkiler
Müteahhit Auf Abdurrahman Ubeydi, projelerin durmasının işsizliği önemli ölçüde artırdığını söyledi.
"Her şirket en az 50 işçi çalıştırıyordu. Şimdi bu işçilerin tamamı evlerine gönderildi." dedi.
Ubeydi'ye göre ödeme gecikmeleri 2022 yılında imzalanan sözleşmeleri de kapsıyor.
"Bu yıl sözleşme imzalayan müteahhitlere, Bağdat bütçeyi serbest bırakıncaya kadar sözleşmelerini iptal edebilecekleri ya da çalışmaları askıya alabilecekleri söylendi." ifadelerini kullandı.
Bir diğer müteahhit Bekir Hasan ise yaklaşık 20 aydır avans ödemesi alamadığı için beş projeyi durdurduğunu belirtti.
Projeleri arasında bir halk parkı ile Irak Ordusu'nun 8'inci ve 11'inci tümenleri için iki tesisin inşası bulunuyor.
Hasan, "Bir projede işin yüzde 80'inden fazlasını tamamlamıştım. Projelerin yarım bırakılması ilave zararlara yol açıyor çünkü tamamlanan bölümler zamanla yıpranıyor ve bunun için gerekli ek onarımların maliyeti müteahhitlere ödenmiyor." dedi.
Ulusal mali kriz
Irak Müteahhitler Birliği Kerkük Şubesi Başkanı Nevzad Enver ise sorunun yalnızca Kerkük'e özgü olmadığını belirtti.
"Bu sadece Kerkük'ün sorunu değil. Federal hükümet ciddi bir mali kriz yaşadığı için bütün Irak'ı etkiliyor." dedi.
Bununla birlikte hükümetin müteahhitlere yönelik tutumunu eleştiren Enver, "Irak'ta daha önce böyle bir durum yaşanmadı. Hükümetler sözleşme imzalayıp ardından müteahhitlere ödeme yapmamazlık etmemelidir." ifadelerini kullandı.