Kadınların iş hayatındaki sessiz mücadeles

İş yerinde ve sosyal hayatta taciz, kadınları çalışma hayatından uzaklaştırıyor

Kerkük-Temmuz 2026: Kerkük vilayetindeki El-Amal (Umut) Derneği Müdürü Sirud Muhammed. Fotoğraf: Omar Hilali

Ahmed Zeki

Kerkük'teki El-Amel Derneği (Umut/Hêvî) Müdürü Sirud Muhammed, Iraklı kadınların karşı karşıya bulunduğu başlıca ekonomik ve iş gücü piyasası sorunlarını KirkukNow’a değerlendirdi.

Ekonomik eşitliğin kadınlar için ne anlama geldiğini açıklayan Muhammed, kadınların ekonomik fırsatlardan sistematik biçimde dışlanmasını gidermeyi amaçlayan girişimleri ele alıyor ve Kürdistan Bölgesi'nin vilayetlerinde de faaliyet gösteren yeni kurulan bir koalisyonun çalışmalarını anlatıyor.

KirkukNow'a verdiği röportajda Muhammed ayrıca, Başbakan Ali El-Zaidi'nin yolsuzluk dosyalarıyla mücadele ve usulsüz şekilde elde edilen kamu kaynaklarının geri kazanılmasına yönelik kampanyasının sürdüğü bir dönemde, Irak'ın en önemli sorunlarından biri hakkında da değerlendirmelerde bulunuyor.

Toplumdaki ekonomik eşitsizliği ortaya çıkaran başlıca yapısal nedenler nelerdir?

Kadınların ekonomik eşitsizliği, birbiriyle bağlantılı birçok nedenden kaynaklanmaktadır. Bunların en önemlilerinden biri, kadınların çalışmasını çoğu zaman teşvik etmeyen hâkim toplumsal kültürdür. Bir diğer önemli etken ise birçok kadının iş yasaları ile sosyal güvenlik hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmamasıdır. Bu durum, kadınların sahip oldukları önemli yasal güvenceleri kaybetmelerine yol açmaktadır.

Bunun yanı sıra kadınlar; yetersiz çalışma koşulları, Sosyal Güvenlik Dairesi'nin denetçi sayısının az olması nedeniyle etkin denetim yapılamaması ve işverenlerin kadın çalışanlarını sosyal güvenlik sistemine kaydettirmeleri için yeterli teşviklerin bulunmaması gibi sorunlarla karşı karşıyadır.

Ayrıca kamu güvenliğine ilişkin kaygılar ve iş yerinde yaşanan taciz vakaları, kadınların iş hayatına girmesini veya çalışmayı sürdürmesini daha da zorlaştırmaktadır. Bu sorunlar, kadınların ekonomik yaşama katılımının önündeki en büyük engeller arasında yer almaktadır.

Bölgelere veya topluluklara göre farklılık gösteren başka etkenler de var mı?

Irak'ta çalışan kadınların yaşadığı deneyimler, bölgeler arasındaki kültürel ve toplumsal farklılıklar nedeniyle değişiklik göstermektedir. Ülkenin diğer bölgeleriyle karşılaştırıldığında Kürdistan Bölgesi, sahip olduğu daha yüksek güvenlik, istikrar ve kurumsal denetim sayesinde kadınlar açısından genel olarak daha destekleyici bir çalışma ortamı sunmaktadır.

Bununla birlikte ülkenin diğer bölgelerinde kadınların çalışma hayatına ilişkin sorunlar çoğu zaman yeterince ilgi görmemektedir. Yaşlılar, yetimler ve şiddetten kurtulduktan sonra sığınma evlerinde yaşayan kadınlar gibi kırılgan gruplara hizmet sunması nedeniyle Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı'nın daha fazla desteklenmesi gerekmektedir.

Devlet kurumları, nitelikli personel istihdam ederek hizmet veren kuruluşları güçlendirmeli ve Sosyal Güvenlik Dairesi'nin çalışanların haklarını etkin biçimde korumasını sağlamalıdır. Bu haklar arasında emeklilik, fazla mesai ücreti ve hastalık izni de bulunmaktadır. Bu güvenceler özellikle hamile ve emziren kadınlar açısından, Irak'ın 2023 tarihli 18 Sayılı İşçilerin Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında büyük önem taşımaktadır.

Söz konusu yasa kadınlar için birçok önemli güvence sağlamaktadır.

  1. Madde, devletin Annelik Güvence Fonu tarafından finanse edilen 14 haftalık ücretli doğum iznini güvence altına almaktadır.
  2. Madde, hamilelik sırasında ortaya çıkan komplikasyonlar veya ameliyatlardan kaynaklanan tıbbi giderlerin, resmi sağlık raporlarıyla belgelenmesi halinde Annelik Güvence Fonu tarafından karşılanmasını öngörmektedir.
  3. Madde ise en az üç çocuğu bulunan ve en az 15 yıl hizmet süresini tamamlayan kadınların tam emeklilik haklarıyla erken emekli olabilmesine olanak tanımaktadır. Böylece kadınlar çocuklarının bakımını üstlenirken aynı zamanda mali güvencelerini de koruyabilmektedir.

Ekonomik eşitsizlik özellikle kadınları nasıl etkiliyor?

Güvenli ve destekleyici çalışma ortamlarının bulunmaması kadınlar açısından çok ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum kadınların çalışma hakkını zedelemekte ve özellikle dul kadınlar, boşanmış kadınlar ile engelli aile bireylerine bakan ve ailelerinin temel geçim kaynağını oluşturan kadınların sömürü ve istismara maruz kalma riskini artırmaktadır.

Kadınları daha iyi koruyabilmek için yetkililerin Sosyal Güvenlik Dairesi aracılığıyla iş yeri denetimlerini güçlendirmesi, ihlalleri tespit edecek denetim ekipleri oluşturması, taciz vakalarının gizli şekilde bildirilebileceği mekanizmalar kurması ve kadınları şantaj ya da istismarla karşılaştıklarında 911 acil yardım hattını kullanmaları konusunda teşvik etmesi gerekmektedir.

Destekleyici bir çalışma ortamının oluşturulması yalnızca kadınlara değil, toplumun tamamına ekonomik ve sosyal fayda sağlar. Böyle bir ortam işletmelerin büyümesini teşvik eder, yerli üretimi artırır, vatandaşların toplumsal yaşama katılımını güçlendirir ve çocuk işçiliği gibi sorunların azalmasına katkıda bulunur.

Yerinden edilmiş birçok kadın ile aile reisi konumundaki kadınlar, yaklaşık 25 bin dinarlık mütevazı başlangıç sermayesiyle küçük işletmeler kurmayı başarmıştır. Bu girişimler sayesinde ekonomik bağımsızlıklarını kazanmış, çocuklarını yeniden okula gönderebilmiş ve ailelerinin uzun vadeli yaşam koşullarını iyileştirmişlerdir. Bu durum, kadınların ekonomik olarak güçlenmesinin sosyal ve psikolojik açıdan da ne kadar olumlu sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.

Ailelerine destek olabilmek için küçük çocukların pazar yerlerinde veya yol kenarlarındaki kavşaklarda kavurucu güneş altında uzun saatler boyunca çalıştığını görmek gerçekten yürek parçalayıcıdır. Henüz dokuz ya da on yaşındaki bazı çocuklar çocukluklarını yaşayacakları yerde annelerine çalışarak yardım etmek zorunda kalmaktadır.

Kadınların mali bağımsızlık kazanmasının önündeki görünmeyen engeller nelerdir ve bu engeller aileleri ile toplumu nasıl etkiliyor?

Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, özellikle kırsal ve uzak bölgelerde hâlâ önemli hukuki ve toplumsal engellerle karşı karşıyadır. En büyük sorunlardan biri, bazı erkeklerin kadınların mali bağımsızlığının onlara daha fazla söz hakkı kazandıracağına inanmasıdır. Bu nedenle eşlerinin ekonomik faaliyetlerine karşı çıkmakta veya bunları engellemeye çalışmaktadırlar.

Derneğimiz tarafından desteklenen projelerde, daha önce ailelerini terk etmiş bazı erkeklerin daha sonra geri dönerek kadınların aldığı mali hibeleri ya da kurdukları işletmelerden elde ettikleri gelirleri tehdit veya şiddet yoluyla ele geçirmeye çalıştıkları vakaları belgeledik. Bu durum, kadınların mali kaynaklar üzerinde söz sahibi olmasını geleneksel ataerkil düzen açısından bir tehdit olarak gören toplumsal anlayışın bir yansımasıdır.

Bunun sonucunda kadınlar elde ettikleri kazançları yeniden işlerine yatırmakta, işletmelerini büyütmekte veya ailelerinin yaşam koşullarını iyileştirmekte çoğu zaman engellenmektedir.

Buna ek olarak, birçok kırsal ve uzak yerleşim yerinde hukuki koruma mekanizmaları da yetersiz kalmaktadır. Köylerde ve şehirlerin dış kesimlerinde polis varlığının sınırlı olması, şiddete uğrayan kadınların etkili şekilde korunmasını zorlaştırmaktadır.

Bazı durumlarda ise yetkililerin, toplumsal gelenekleri gerekçe göstererek ya da görevliler ile şüpheli kişiler arasındaki kişisel ilişkiler nedeniyle kadınların şikâyetlerini kayda almayı reddettikleri bildirilmektedir. Bu sorunlar ülkenin her yerinde görülmekle birlikte, kırsal bölgelerde kentlere göre çok daha belirgin şekilde yaşanmaktadır.

Ekonomik eşitsizliği azaltmak amacıyla sivil toplum kuruluşları hangi girişimleri yürütüyor? Kamu ve özel sektörden hangi ilave desteklere ihtiyaç duyuluyor?

"Ekonomik Eşitlik İçin Birlikte (United for Economic Equality)" kampanyamız aracılığıyla, sosyal medya ve diğer iletişim araçlarını kullanarak kadınların çalışmasına yönelik olumsuz önyargıları kıracak toplumsal farkındalığın artırılmasının önemini vurguluyoruz.

Irak Anayasası çalışma hakkını güvence altına almakta, ayrımcılığı yasaklamakta ve devletin anneliği, çocukluğu ve insan onurunu koruma yükümlülüğünü açıkça ortaya koymaktadır.

Kadınlar uygun maliyetli kredilere veya güvenli çalışma imkânlarına ulaşamadığında, yaşadıkları ekonomik sıkıntılar onları hayati riskler taşıyan çıkış yollarına yöneltebilmektedir.

Bunlar arasında; eğitimi bırakmak, çocuk işçiliğine başvurmak, çocuk yaşta evlilikleri teşvik etmek, organ kaçakçılığı veya insan ticareti gibi suçların mağduru hâline gelmek gibi son derece tehlikeli durumlar bulunmaktadır.

Toplumun kadınların dilenmesini kabullenirken, onlara onurlu ve üretken çalışma fırsatlarının sunulmasına karşı çıkması büyük bir çelişkidir. Oysa gerekli mali destek sağlandığında kadınlar kendi emekleriyle geçimlerini sağlayabilirler.

Bu nedenle devlet kurumları ile yerel toplumlar acilen destek mekanizmalarını güçlendirmelidir. Kadınların uygun faizli kredilere erişimi genişletilmeli, ürettikleri ürünler için pazar imkânları oluşturulmalı ve sosyal güvenlik sistemine kayıt süreçleri konusunda farkındalık artırılarak uzun vadeli mali güvence sağlanmalıdır.

Kampanyamıza katılanlar ayrıca kadınları, karşılaştıkları taciz, sömürü veya şantaj olaylarını gizlilik içinde 911 Acil Yardım Hattı üzerinden bildirmeleri konusunda teşvik etti.

Aynı zamanda medya kuruluşlarına da bu sorunları gündemde tutmaları ve kadınlara ait küçük işletmeleri kadınların güçlenmesi ile toplumsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak tanıtmaya devam etmeleri çağrısında bulunuyoruz.

Sahadaki deneyimlerinize dayanarak, hükümetin ekonomik eşitsizlikle mücadele ederken hâlâ göz ardı ettiğini düşündüğünüz en önemli konular nelerdir?

Gelecekte hükümet politikalarının yalnızca sınırlı sosyal yardım ödemeleri yapmak yerine, kadınlar için sürdürülebilir istihdam ve ekonomik entegrasyon programları oluşturmaya yönelmesini umut ediyorum.

Temel ihtiyaçları dahi karşılamakta yetersiz kalan küçük nakdi yardımlara kamu kaynaklarını harcamak yerine, hükümet ulusal sanayinin kurulmasına ve tarım sektörünün yeniden canlandırılmasına yatırım yapmalıdır. Böylece kadınların üretim potansiyelinden etkin şekilde yararlanılabilir.

Bu yaklaşım;yerli sanayiyi güçlendirecek, ithalata bağımlılığı azaltacak, kalıcı istihdam yaratacak, kadınları uzun süre sosyal yardımlara bağımlı bireyler olmaktan çıkarıp Irak ekonomisinin üretken aktörleri hâline getirecektir.

Devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşları, ilçe ve nahiyelerde kadınlara yönelik sürdürülebilir gelir getirici projeleri destekleyen kapsamlı güçlendirme stratejileri benimsemelidir.

El-Amal Derneği olarak Havice, Dibis ve Reşad bölgelerinde buna benzer projeleri başarıyla uyguladık.

Bu programlar; düşük faizli veya faizsiz kredileri, kolaylaştırılmış başvuru süreçlerini,

uygulamalı mesleki eğitimleri, sürekli danışmanlığı, finansal yönetim desteğini

içermelidir. Böylece projelerin başarı şansı önemli ölçüde artırılabilir.

Ayrıca jeneratörler için yakıt temini veya güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji çözümlerinin teşvik edilmesi gibi altyapı sorunlarının çözülmesi de büyük önem taşımaktadır.

Reşad ve Havice'deki deneyimlerimiz, kadınların bulundukları bölgenin koşullarına uygun birçok projeyi başarıyla yürütebildiğini göstermiştir.

Bunlar arasında; tavuk yetiştiriciliği, ördek ve kaz yetiştiriciliği, yumurta üretimi, bal üretimi, hayvan yemi üretimi, el sanatları üretimi yer almaktadır.

Bu projelerin etkisi yalnızca ekonomik değildir. Katılımcı kadınların önemli bir bölümü okuma-yazma kurslarına katılmış, bazıları ise üniversite eğitimine kadar devam etmiştir.

Bu başarılar ailelerin bilinç düzeyini artırmış, çocuk yaşta evliliklerin azalmasına katkı sağlamış ve genç nesillere kadınların sahip olduğu yetenek ve potansiyeli göstermiştir.

Bir eğitim uzmanı, her öğrencinin eğitimine yapılan önemli yatırımların, mezuniyet sonrasında istihdam olanaklarının sağlanmasına yönelik çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Bunun için özel sektör ve kamu-özel ortaklığıyla faaliyet gösteren işletmelerde destekleyici çalışma ortamlarının oluşturulması zorunludur. Böylece devletin eğitime yaptığı yatırım, gençler ve kadınlar için üretken istihdama dönüşebilir.

Bir diğer önemli öneri ise Kerkük'ün petrol üretimi, tarım ve hayvancılık alanındaki güçlü yönlerinden yararlanılmasıdır. İthal ürünlere bağımlılığı azaltacak yerel sanayilerin kurulması ve çiftçilerin faizsiz finansmanla desteklenmesi gerekmektedir. Bu tür adımlar, kırsal bölgelerde sürdürülebilir ekonomik fırsatlar yaratarak insanların yeniden köylere dönmesini de teşvik edebilir.

Finansal kapsayıcılık da geliştirilmelidir. Tarım sektöründe çalışan işçilere ücretlerin banka kartları aracılığıyla elektronik olarak ödenmesi sağlanmalı ve buna paralel olarak kadınların çevrimiçi taciz, şantaj ve dijital dolandırıcılıktan korunabilmeleri için dijital okuryazarlık programları uygulanmalıdır.

Bunun yanı sıra, işçilerin sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olup olmadığını denetlemek amacıyla iş yeri denetimleri güçlendirilmelidir. Aynı zamanda, Anayasa'nın anneliğe ilişkin güvenceleri tam anlamıyla uygulanmalıdır. Bunlar arasında uygun durumlarda çalışma saatlerinin azaltılması ve iş yükünün hafifletilmesi de bulunmaktadır. Böylece kadınların hakları korunacak ve toplumsal dayanışma güçlenecektir.

Irak'taki mevcut yasalar ekonomik eşitsizlik sorununu yeterince ele alıyor mu, yoksa daha kapsamlı yasal reformlara hâlâ ihtiyaç var mı?

2023 tarihli 18 Sayılı İşçilerin Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Kanunu önemli güvenceler sağlamakla birlikte, bu hakların önemli bir bölümü halkın yeterince bilgi sahibi olmaması ve yasanın etkin şekilde uygulanmaması nedeniyle fiilen hayata geçirilememektedir.

Kadınların iş gücüne daha fazla katılmasını sağlamak ve toplumun büyük bir bölümünün ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmak için hükümetin bu yasayı eksiksiz uygulaması gerekmektedir.

Karşılaşılan en büyük sorunlardan biri, hem çalışanların hem de işverenlerin yasal haklar ile uygulama süreçleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmamasıdır. Buna ek olarak, iş yerlerini denetleyerek işverenlerin çalışanlarını sosyal güvenlik sistemine kaydettirmelerini sağlayacak iş müfettişlerinin sayısı da yetersizdir.

Kadınların iş gücüne katılımını artırabilmek amacıyla özel şirketler, işletmeler ve sivil toplum kuruluşları için kadın istihdamını teşvik edecek bir dizi destek mekanizması oluşturulmalıdır.

Bu kapsamda; idari işlemler kolaylaştırılmalı, bürokratik engeller azaltılmalı, kadın istihdam eden işverenlere vergi indirimi veya vergi muafiyeti gibi teşvikler sağlanmalıdır.

Bu uygulamalar, kadın çalışanlara ilişkin yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesinden doğan maliyetleri azaltacak, işverenlerin sosyal güvenlik sistemine uyumunu teşvik edecek ve iş gücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır.

Aynı zamanda bu yaklaşım, hamilelik, doğum ve annelik dönemlerinin beraberinde getirdiği fiziksel, sosyal ve ailevi sorumlulukları da dikkate almalı; kadınların Irak'ın ekonomik kalkınmasına katkı sunan üretken bireyler olarak iş hayatına tam anlamıyla entegre edilmesini güvence altına almalıdır.

Röportajı bitirmeden önce, mevcut durumun değişmesine katkı sağlamak amacıyla hükümet yetkililerine ve karar vericilere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Hükümetin önceliği, Sosyal Güvenlik Kanunu'nun uygulama hükümlerini eksiksiz hayata geçirmek olmalıdır. Bununla birlikte, iş yerlerinde kadınlara yönelik ayrımcılığı ortadan kaldıracak veya bunu cezalandıracak daha güçlü yasal düzenlemeler de yapılmalıdır.

Bu reformlar, kadınları ekonomik sömürüden, ücret ihlallerinden, iş yerindeki tacizden ve fiziksel şiddetten koruyabilmek açısından hayati önem taşımaktadır.

Çalışma Bakanlığı ayrıca denetim sistemini güçlendirmeli ve özellikle kadın iş müfettişlerinin sayısını artırmalıdır. Böylece kadınlar taciz, ücret gaspı ve diğer iş yeri ihlallerini güvenli ve destekleyici bir ortamda daha rahat bildirebilirler.

Kadınların yasal haklarını kısa sürede geri kazanmalarını sağlayacak etkili ve şeffaf mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Aynı zamanda özel sektörün daha fazla kadın istihdam etmesi; vergi teşvikleri, kolaylaştırılmış idari prosedürler ve annelik koruma yükümlülüklerinden kaynaklanan maliyetleri dengelemeye yardımcı olacak diğer destekleyici politikalar aracılığıyla teşvik edilmelidir.

Nihai amaç, bugün iş gücü piyasasının dışında kalan toplumun geniş bir kesimini ekonomik hayata kazandırmak; daha fazla kadının ekonomik yaşama tam olarak katılmasını sağlamak ve onların Irak'ın uzun vadeli büyümesine ve refahına aktif katkıda bulunan bireyler hâline gelmelerini mümkün kılmaktır.

  • FB
  • Instagram
  • Twitter
  • YT