Göstericiler adalet talep ediyor

Duhok'ta Hristiyanlara ait arazi anlaşmazlıkları sürüyor

Duhok, 6 Temmuz 2026 - Hristiyanlar, kendilerine ait arazilere el konulmasını protesto etmek amacıyla gösteri düzenledi. Fotoğraf: Duhok Valiliği Basın Birimi

Ammar Aziz

Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki Hristiyanlar, onlarca yıldır siyasi partiler, aşiretler, devlet kurumları ve nüfuz sahibi kişiler tarafından el konulduğunu veya işgal edildiğini söyledikleri arazileri konusunda yeniden adalet çağrısında bulundu.

Duhok Valiliği önünde düzenlenen gösteride, tartışmalı mülkiyet sorunlarının çözülememesi, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve tazminat kararlarının yıllardır hayata geçirilmemesi protesto edildi.

Ashur Tumma

Göstericiler arasında yer alan 56 yaşındaki Aşur Toma, Duhok kent merkezindeki ailesine ait 31 dönümlük (yaklaşık 7 hektar) arazi için onlarca yıldır tazminat mücadelesi veriyor. 

Toma'ya göre arazinin büyük bölümü bugün devlet kurumları ve siyasi parti binaları olarak kullanılıyor. Ancak bugüne kadar yalnızca 3 dönüm için tazminat alabildi.

Toma;"Bana sadece üç dönüm için tazminat ödendi. Arazimin tamamı için tazminat istiyorum" dedi.

Gösteri sırasında güvenlik güçlerinin çevre ilçelerden gelen çok sayıda Hristiyan'ın Duhok'a girişini engellediği, bu nedenle Hristiyan siyasi partilerinin destekçileri seferber etme çabalarına rağmen katılımın sınırlı kaldığı bildirildi.

Onlarca yıldır süren arazi anlaşmazlıkları

Gösteri, Asur Demokratik Hareketi (Zowa), Beth Nahrain Ulusal Birliği ve Asur Ulusal Partisi tarafından düzenlendi.

Organizatörler, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden (KYB) el konulan arazilerin sahiplerine iade edilmesini veya gerçek değerleri üzerinden adil tazminat ödenmesini talep etti.

İhtilaflı arazilerin büyük bölümü tarım arazisi statüsünde bulunuyor.

KYB mevzuatına göre bu tür araziler kamu projeleri için kullanıldığında hak sahiplerine tazminat ödenmesi gerekiyor.

Toma ise, ailesinin uzun yıllardır araziyi kullandığını ve bunu kanıtlayan resmi belgeler bulunmasına rağmen devletin bu yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini savunuyor.

KirkukNow'un incelediği belgelere göre Toma'nın arazisi mevcut yasal düzenlemeler kapsamında tazminat almaya hak kazanıyor.

Uzun süren hukuki mücadelenin ardından yalnızca 3 dönüm için ödeme alan Toma, kalan 28 dönüm için mücadelesini sürdürüyor.

Anlaşmazlıklar Duhok'un diğer bölgelerine de yayılıyor

Hristiyanları etkileyen arazi ihtilafları yalnızca Duhok kent merkeziyle sınırlı değil.

Cristian.duhokk
Duhok, 6 Temmuz 2026 — Arazilerinin el konulmasına karşı Duhok Valiliği binası önünde protesto düzenleyen Hristiyanların bir başka görüntüsü. Duhok Valiliği Basın Birimi

Amedi ve Akre ilçeleri başta olmak üzere çok sayıda köyde benzer işgal ve mülkiyet sorunları yaşanıyor.

Yalnızca Akre ilçesinde bile sekiz Hristiyan köyüne ait arazilerin, mahkeme kararlarına rağmen hâlâ işgal altında olduğu belirtiliyor.

Sur köyü sakini Ugr İbrahim, Gre Sur bölgesindeki 250 dönümden fazla arazinin Hristiyan ailelere ait olduğunu ancak yerel bir Kürt aşiretinin desteklediği öne sürülen kişiler tarafından kullanılmaya devam edildiğini söyledi.

İbrahim'e göre bu araziler, köylerin 1970'li yıllarda Baas rejimi tarafından yıkılmasından önce Hristiyan ailelerin adına kayıtlıydı.

Köylerin boşaltılmasının ardından farklı gruplar bölgeye yerleşti ve tartışmalı arazileri kullanmayı sürdürdü.

Mahkeme kararları var, uygulama yok

Dönemin Kürdistan Bölgesi Başbakanı Neçirvan Barzani, 2017 yılında sekiz köyde yaşanan arazi ihtilaflarını çözmek amacıyla özel bir komisyon kurdu.

Akre Asliye Mahkemesi, 2018 yılında arazilerin asıl Hristiyan sahiplerine iade edilmesine karar verdi.

Karara yapılan itirazın ardından Erbil Yargı Konseyi, 2022 yılında mahkeme kararını onadı.

Ancak bu hukuki başarıya rağmen kararların uygulanması sınırlı kaldı.

Polisin mahkeme kararını uygulamak için birkaç kez girişimde bulunduğu, ancak arazileri kullanan beş kişiden yalnızca birinin araziyi teslim etmeyi kabul ettiği bildirildi.

İbrahim, KirkukNow'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Yargı Konseyi'nin kararından sonra Dinarta polisi birkaç kez tartışmalı arazilere giderek kararı uygulamaya çalıştı. Ancak işgalcilerden yalnızca biri araziyi teslim etmeyi kabul etti."

Mahkeme kararına rağmen diğer dört kişi, arazileri kullanmayı sürdürüyor.

İbrahim şöyle devam etti:

"Diğer dört kişi hâlâ bu arazileri kullanıyor, her yıl otlatma amacıyla kiraya veriyor ve bazı yıllarda bundan 12 milyon Irak dinarına (yaklaşık 8 bin ABD doları) kadar gelir elde ediyor."

Duhok'un diğer bölgelerinde, özellikle Amedi ilçesinde, bazı Hristiyan arazi sahipleri mülkiyet haklarını tanıyan mahkeme kararları almış olsa da birçok kişi hâlâ ne tazminat alabildi ne de kararların uygulanmasını sağlayabildi.

Sarseng'in Azadi nahiyesi ile artık Hristiyan nüfusun kalmadığı bazı köylerde de Hristiyanlara ait araziler için tazminat ödenmesi yönünde kararlar alınmasına rağmen bunlar da uygulanmadı.

Hristiyan liderlerden hükümete çağrı

Hristiyan siyasi liderlere göre Duhok vilayetinde en az 56 Hristiyan köyü arazi gasbından etkilendi.

Asur Demokratik Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Ferid Yakub, partilerinin Hristiyanların mülkiyet haklarının iadesi için mücadeleyi sürdüreceğini söyledi.

Yakub, hükümet somut adım atmadığı takdirde yeni protestolar düzenlenebileceği uyarısında bulundu.

Temmuz ayındaki gösterinin ardından Duhok Valisi Ali Tatar, İçişleri Bakanı ve ilgili kurumların katılımıyla kapsamlı bir toplantı yapılacağını açıkladı.

Ancak Hristiyan temsilciler, toplantının tarihinin hâlâ belirlenmediğini ifade ediyor.

 

Ali Tatar
Duhok, 6 Temmuz 2026 - Duhok Valisi Ali Tatar, Hristiyan topluluğunu etkileyen endişeleri ve toprak anlaşmazlıklarını ele alma sözü verdi. Duhok Valisinin Medyası

Baas rejimi döneminde köyü dört kez yıkılan ve bugün Duhok Vali Yardımcısı olarak görev yapan tanınmış Hristiyan isim Şemun Şimon, KirkukNow'a yaptığı açıklamada Hristiyan toplumunun yalnızca meşru mülklerinin geri verilmesini istediğini söyledi.

Şimon şöyle konuştu:

"Halkımız kendisine ait olandan başka hiçbir şey istemiyor. Atalarımız bu köylerde yaşadı. Biz sadece o köylerin bize geri verilmesini istiyoruz. Orası bizim evimiz." Sorunun kısa sürede çözülemeyeceğini de kabul eden Şimon şunları ekledi:

"Bu yaklaşık 50 yıldır devam eden çok karmaşık bir sorun. Şimdiye kadar yalnızca küçük bir bölümü çözülebildi. Tazminat süreci büyük mali kaynaklar gerektiriyor. Bu nedenle çözüm kolay değil. Kürdistan Bölgesi Başkanlığı ve hükümeti bu konu üzerinde çalışıyor ancak sorunun bir gecede çözülmesi mümkün değil."

Yasalar Hristiyanların haklarını koruyor

Irak'ta İslam'dan sonra ikinci büyük din olan Hristiyanlık, Irak Anayasası tarafından tanınıyor.

Anayasa, Hristiyanların dillerini, dinlerini ve kültürlerini koruma hakkını güvence altına alırken, ulusal yasalar da bu hakları koruyor.

Kürdistan Bölgesi'nin Topluluk Haklarının Korunması Yasası ise azınlıkların yaşadığı bölgelerin tarihsel kimliğini değiştirmeye yönelik uygulamaları yasaklıyor ve bu bölgelerde demografik değişimi önlemeyi amaçlıyor.

Resmî olmayan tahminlere göre bugün Duhok vilayetinde 50 binden fazla Hristiyan yaşıyor.

Asıl sorun: Kararların uygulanmaması

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı Hristiyan İşleri Dairesi Başkanı Halid Cemal, KirkukNow'a yaptığı açıklamada asıl sorunun mahkeme kararı almak değil, bu kararların uygulanmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Cemal şu değerlendirmede bulundu:

"Sorun uygulamada. Mahkemelerin arazi iadesi ve tazminata ilişkin kararları zaten var. Hükümet kararları da mevcut. Ancak bunlar çoğu zaman hayata geçirilmiyor."

Kararların uygulanmasında siyasi müdahalelerin etkili olduğunu savunan Cemal şunları söyledi:

"Yetkililerin seçim dönemlerinde güçlü aileler ve siyasi parti yöneticilerinin etkisinden çekinmesi bizi derinden hayal kırıklığına uğratıyor. Bu nedenle Hristiyanlara ait arazilerin iadesine ilişkin kararlar çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor."

Cemal ayrıca yeni arazi işgallerinin de devam ettiğini belirtti.

"Hristiyanlara ait araziler hâlâ el değiştiriyor. Bazı durumlarda hükümet, bir arazinin Hristiyanlara ait olup olmadığını araştırmadan kamu çalışanlarına tahsis etmeyi planlıyor."

Bu duruma örnek olarak Duhok vilayetine bağlı Semel nahiyesini gösterdi.

Duhok Teknik İşlerden Sorumlu Vali Yardımcısı Mecid Seyid Salih de Hristiyanların yasal olarak tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu belirtti. Ancak sürecin uzun sürdüğünü ve tüm dosyaların kısa sürede çözülemeyeceğini ifade etti.

Bitmeyen bir mücadele

Göstericilerden Aşur Toma için bu mesele yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kişisel bir mücadele anlamına geliyor.

Toma'nın kardeşi, 1985 yılında Baas Partisi politikalarına karşı çıktığı gerekçesiyle idam edildi.

Toma ise kendisinin de yıllarca hapis ve işkence gördüğünü söylüyor.

Valilik binasının önünde konuşan Toma, yıllardır süren mücadelesini şu sözlerle özetledi:

"Baas rejimi döneminde acı çektik. Bugün de haklarımız bize iade edilmediği için acı çekmeye devam ediyoruz. Umudumuzu yalnızca Allah'a bağlıyoruz."

  • FB
  • Instagram
  • Twitter
  • YT